Kayıtlar

Ocak, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

hz. adem'in iki oğlu - kayin ile habil / bir karşılaştırma denemesi*

Bu yazımızda Kur'an'da Adem'in iki oğlu, Tevrat'ta ise Kayin ile Habil olarak geçen kıssayı karşılaştırmalı bir şekilde ele alacağız.  Öncelikle Kur'an'ı Kerim'de bu kıssanın nasıl ele alındığına bakalım. Kıssa Maide suresinde 27-31 arasındaki ayetlerde anlatılmaktadır  "Onlara Adem'in iki oğlunun haberini gerçeğe uygun olarak anlat: Hani ikisi de birer kurban sunmuşlar, birininki kabul edilmiş, diğerininki kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen, diğerine, 'Andolsun ki seni öldüreceğim!' dedi. O da dedi ki: 'Allah ancak takva sahiplerinden kabul eder."  "Andolsun ki sen öldürmek için el uzatsan bile, ben öldürmek için sana elimi kaldıracak değilim! Zira ben alemlerin rabbi olan Allah'tan korkarım."  "Ben diliyorum ki sen hem benim günahımı hem de kendi günahını yüklenesin, cehennemliklerden olasın! Zalimlerin cezası işte budur."  "Sonunda içindeki duygular onu kardeşini öldürmeye itti; onu öldürdü ve...

tevrat'ta ve kur'an-ı kerim'de hz. adem / bir karşılaştırma denemesi*

Âdem ile Havva  - RAB Tanrı Adem'i topraktan yarattı ve burnuna yaşam soluğunu üfledi. Böylece Adem yaşayan varlık oldu.  *Tevrat'ta Adem'in yaratılışı sadece toprak ve hava elementleri kapsamında ele alınmıştır. Kur'an'da ise Âdem peygamberin önce çamurdan yani topraktan yaratıldığı söyleniyor sonra sudan bir beşer yaratıldığını söylüyor ayet. Daha sonra Rabb Adem'e ruhundan üflüyor ve Âdem peygamber ateşle de sıcaklık kazanıyor. Bu şekilde insan, insan olmuş oluyor.  Yukarıda bahsettiğimiz elementlerin geçtiği ayetler şu şekildedir: "Andolsun, biz insanı kuru bir çamurdan, şekillendirilmiş bir balçıktan yarattık." (hicr:26) "İnsan türünü sudan yaratıp..." (furkan:54) "Sonra ona düzgün bir şekil vermiş ve ruhundan ona üflemiş..." (secde:9) -|Secde suresinin 7-8-9. ayetleri bu meseleyi ele almaktadır. Detaylı bilgi için bu ayetlere ve tefsirlerine bakılabilir.| -  RAB Tanrı doğuda, Aden'de bir bahçe dikti. Yarattığı Adem'i o...

azra erhat'ın mitoloji sözlüğü'ne dair bir değerlendirme ve tanıtım yazısı*

GİRİŞ  Azra Erhat’ın Mitoloji Sözlüğü kitabının tanıtımını ve değerlendirmesini yapacağım bu yazıda bununla beraber sözlüğün özgünlüğünü de gözler önüne sermeye çalışacağım.  Kitabı fiziki olarak tanıtmakla başlayalım. Azra Erhat’ın yazmış olduğu “Mitoloji Sözlüğü” Remzi Kitapevinden çıkmıştır. İlk basımı 1972 yılında yapılmıştır. Benim tanıtacağım baskı ise kitabın 32. baskısıdır. Kitap “Önsöz, Sözlük, Sonsöz, Dizin 1, Dizin 2, Dizin 3 ve Soy Tabloları” olmak üzere 7 bölümden oluşmaktadır. 335 sayfadır.  Ben bu yazıda önsöz ve sonsöz kısımlarını inceleyerek kitabı tanıtmayı hedefliyorum. Bildiğim kadarıyla bu sözlükle ilgili bir tanıtım ve değerlendirme yazısı daha önce yazılmadı, çalışma bu yönüyle özgün bir çalışmadır. Tıpkı sözlüğün kendisinin de diğer sözlüklerden ayrılan yanlarıyla özgün bir çalışma olması gibi.   Yazarımız Azra Erhat kitabın önsözünde kitabı tanıtmıştır. Bu kitabı neden yazdığıyla ilgili ipuçlarını bu kısımda bulabiliriz.  ÖNSÖZ:...

felsefe bize ne söyler / diri zihin'den gelen bir felsefe söyleşisi*

 FELSEFE BİZE NE SÖYLER?  “Bu metin, Prof. Dr. Emin Çelebi’nin Diri Zihin YouTube kanalında gerçekleştirdiği ‘Felsefe Bize Ne Söylüyor’ başlıklı konuşmanın yazıya aktarılmış hâlidir.”  Dünden bugünü okumak üst başlığı aslında çok da yabancısı olmadığımız bir anlayışı bize sunuyor. Malum son dönem filozofları özellikle varoluşçular ve post-yapısalcılar bir bağlamdan bahsederler. Anlamın bağlamsallığı, mutlaklığın elde edilememesi ve tarihsellik içerisinde vuku bulan olup bitmelerden müteşekkil bir insan varlığından bahsederler. Bunun anlamı aslında dün demektir çünkü insan dünün çocuğudur. Dün dediğimizde tarihten bahsediyoruz. Biz tarihsel serencam içerisinde biz olduk. Emin Çelebi eğer Orta çağ’da yaşasaydı böyle bir Emin Çelebi olmayacaktı. Biz kendi başarımızla, kendi becerimizle, zekamızla bütün olup bitenleri kuşkusuz değerlendiriyoruz ama ontolojik olarak bu şekilde olduğumuz gibi olmanın dünle, tarihle çok yakın bir ilişkisi vardır o yüzden insan aslında tarihin ço...