kaizen felsefesiyle 290 gün boyunca her gün %1 gelişiyorum | bölüm 01: giriş - kaizen felsefesi nedir*
Merhabalar.
17 Mart'ta hayatımı düzene koymak amacıyla bir seri başlattım. Başlığı şu şekilde: "Kaizen felsefesiyle 290 gün boyunca her gün %1 gelişiyorum."
Öncelikle Kaizen felsefesinin ne olduğunu açıklamakla işe başlayayım. Kaizen felsefesi, Japonca kai (değişim) ve zen (iyileşme) kelimelerinden türeyen, iş süreçlerinde veya yaşamda küçük, sürekli ve kademeli iyileştirmelerle büyük sonuçlar elde etmeyi hedefleyen bir " birlikte sürekli iyileşme" anlayışıdır.
Sabah alarmı çaldığında ilk düşündüğünüz şey ne oluyor? Bugün farklı mı olacak yoksa dünün aynısı mı olacak? Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) "İki günü birbirine eşit olan aldanmıştır." dediği rivayet edilir. Her gün aynı işlerle meşgul olmak insanı tüketen bir şeydir. Monotonluk insanı tüketir. Kişi kendini her gün biraz daha iyileştirmeli, geliştirmeli, hayattan aldığı tadı arttırmalıdır ki hem günleri bereketli geçsin, hem de ruhsal olarak kendini iyi hissetsin. Peygamber Efendimiz bu cümlesiyle bizlere bir yaşam felsefesi sunmaktadır aslında.
Kaizen felsefesi de her gün küçük iyileştirmeler yaparak kişinin hayatını daha iyi bir yöne sevk etmesini teşvik eder.
İnsanoğlunun hayal gücü çok geniştir. Her gün birbirinden farklı birçok hayal kurarız. Kimimiz bir evin, kimimiz işin, kimimiz sağlığın, kimimiz mutluluğun vs. Peki bu hayallerimize ulaşmak için gün içinde neler yapıyoruz? Hangi adımları atıyoruz? Çoğu zaman sadece hayal kurmakla yetiniyoruz. Büyük hayaller kuruyoruz, bu hayallere ulaşmak için büyük adımlar atmalıyız zannediyoruz ve işte tam bu noktada yanılıyoruz. Ve hayallerimiz de çoğu zaman sadece hayal olarak kalıyor.
Halbuki büyük hayaller yahut büyük değişimler küçük adımlarla başlar. Sağlıklı bir insan olmayı hayal ettiğimizi varsayalım. Bir gün içinde öncelikle öğün düzenimizi ve yemeklerimizi değiştiriyoruz, sonra spora yazılıyoruz, saatlerce antrenman yapıyoruz, günde bir iki bardak su içerken bir anda iki litre su içmeye başlıyoruz, zararlı alışkanlıklarımızı ve yediğimiz zararlı besinleri bırakıyoruz ve bedenimizin tüm bunları bir anda kabul etmesini bekliyoruz. Bedenimizin bir alışkanlıklar zincirine de tekabül ettiğini unutuyoruz. Yukarıda saydıklarımı tek bir gün içinde çok büyük hevesle yapıyoruz belki ama bedenimiz değişim sinyalleri gönderdiği an eski halimize geri dönüyoruz. Çünkü beden tüm bu değişim yükünü aynı anda kaldıramayacaktır. Küçük adımlarla ama kararlı bir şekilde sağlıklı yaşamaya başladığımızda ve bedenimizin de bu değişime adapte olmasını sabırla beklediğimizde hedefimize daha kolay ulaşabileceğimizi çoğu zaman gözden kaçırıyoruz.
Lao Tzu'nun da dediği gibi: "Büyük sıçramalar yerine küçük adımlar, dramatik dönüşümler yerine günlük iyileştirmeler, mükemmellik yerine ilerleme."
İçimizde hep "daha iyi olmalıyım" diyen bir ses var. Bu sese kulak verdiğimizde de vermediğimizde de suçluluk duygusu hissedebiliyoruz. O sese cevap verebilmek için başlamamız gerekiyor, kendimizin en iyi versiyonuna dönüşmeyi istiyorsak eğer hayatımızı değiştirmek için büyük adımlarla değil küçük adımlarla başlamamız gerekiyor. "Unutmamalıyız ki bin millik yolculuk tek bir adımla başlar."
Kaizen felsefesinin altı temel ilkesi vardır. İlk ilke %1 kuralıdır. Kaizen'in özü budur. Her gün %1 daha iyi olmak.
İkinci ilke tek dakika kuralıdır. Bir işe başlamadan önce bir dakika hazırlık, bir işi bitirdikten sonra bir dakika düzen.
Üçüncü ilke küçük kazanımlar teorisidir. Bir anda hayallerinizin gerçekleşmesini beklemek yerine, daha küçük başarılar elde ederek motivasyonunuzu korumaya odaklanın.
Dördüncü ilke süreç odaklılıktır. Kaizen sonuca değil sürece odaklanır. Çünkü elimizde olan sonuç değil süreçtir. Bir hedef seçin, sonra o hedefi unutun. Sürece odaklanın. Süreci her gün %1 iyileştirin. Sonuç kaçınılmaz olarak gelecektir.
Beşinci ilke hata kabulü ve öğrenmedir. Kaizen'de hata, öğrenme fırsatıdır. Bir Japon atasözü der ki: "7 kez düş, sekiz kez kalk." Hatalarımızı öğretmen yapmalıyız, hatalarımızdan ders almalı ve hayatımızı bu derslere göre yeniden şekillendirmeliyiz. Kaizen mükemmellik beklemez, ilerleme bekler. Her hata bir sonraki adımı daha sağlam yapar.
Altıncı ilke çevre düzenidir. "Düzenle, yerleştir, temizle." Çevre zihni etkiler. Bu sadece hijyen değil meditasyondur. Dış düzen iç düzeni sağlar. Sabah kalktığımızda neden birçoğumuz önce yatağımızı toplamakla işe başlarız? Çünkü bu psikolojik olarak iyi bir başlangıçtır. Güne düzenle başlanıldığında gün daha iyi ilerler. Bu hepimizin gündelik hayatta pratiğe dökerek kazandığı bir bilgidir. Çünkü biliriz ki görsel kaos, zihinsel kaosa yol açar. Japonların minimalist yaşamı çevre düzenine uymalarından kaynaklanır. "Az şey, çok huzur."
Sonuç olarak Kaizen yavaş ama sağlam adımlarla ilerleme metodudur. Hız kalıcılığın düşmanıdır, Kaizen ise yavaş ama kalıcıdır.
Kaizen felsefesinin ne olduğunu açıkladığımıza göre 290 gün kısmına geçebiliriz. Ben bu felsefeyle hayatımı değiştirmek için küçük adımlar atmaya karar verdiğimde 2026'nın bitmesine 290 gün vardı. Ben de bu 290 gün boyunca kendimi her gün %1 geliştirerek, kendimin en iyi versiyonuna bir parça da olsa ulaşmayı hedefledim ve bu seri bu şekilde başlamış oldu.
Bugün itibariyle bu seriye başlayalı bir hafta oldu ve şimdiden değişen birçok şey var. Bu değişimleri bir sonraki bölümde anlatmak istiyorum nasipse. Her hafta, haftalık özet şeklinde bir yazı yazmayı hedefliyorum. Bu giriş yazısı idi. Bu yazıyı yazmaktaki amacım şudur: Belki yazı birkaç kişiye ulaşır ve onlar da hayatlarının daha iyi bir versiyonuna ulaşmak için Kaizen felsefesi ışığında her gün %1 gelişmeye karar verirler.
Bir sonraki yazıda görüşmek üzere. Selametle.
"Büyük değişimler, büyük kararlardan değil küçük alışkanlıklardan doğar. Sadece bir adım atın. Kaizen sizi bekliyor."
iletişim:
e-posta: kasitzeynepnisan@gmail.com
twitter: zeynishanim
Yorumlar
Yorum Gönder